Jump to content
  • Kayıt Ol

Cowboy Bebop


elovitnas

Önerilen İletiler

[bimgx=560]http://kawaiikakkoiisugoi.com/wp-content/uploads/2009/09/cowboy-bebop-crew.jpg[/bimgx]

[fieldset=KÜNYE]

Kategori: Tv Serisi

Yapım Yılı: 1998

Bölüm Sayısı: 26

Firma/Stüdyo: Sunrise, Bandai, Nakamura Production

Yönetmen: Shinichiro WATANABE

Senaryo: Shinichiro WATANABE, Dai SATO, Sadayuki MURAI

Animasyon: Toshihiro KAWAMOTO, Hiroki KANNO

Müzik: Yoko KANNO

Dizayn: Toshihiro KAWAMOTO, Kimitoshi YAMANE

[/fieldset]

[fieldset=KONU]

2021 yılına gelindiğinde gezegenler arası seyahatler mümkün hale gelmiştir. İnsanlar atlama geçitlerini kullanarak gezegenler arasında seyahat edebilmektedirler. Ama bu sistem kusurludur ve birgün aydaki atlama geçidinde bir patlama olur ve ayda dev bir krater oluşturur. Ayda ki patlamadan kopan parçalar Dünya ya üzerine düşer ve sürekli bir meteor yağmuru oluşturular. Dünya'nın büyük bir kısmı yaşanmaz duruma gelir. Kurtulanlardan bir kısım meteor yağmurlarından korunmak için yeraltına sığınır. Geriye kalan insanlık ise Mars ve Venüs gibi gezegenlerde koloniler kurarak oralarda yaşamaya başlarlar.

Anime bu olaylardan 50 yıl sonrasını anlatır. Spike Spiegel ve Jet Black iki haydut avcısıdır. Cowboy Bebop adlı gemileriyle uzayda dolaşıp haydutları yakalar ve haydutların başına konan ödül paralarıyla geçimlerini sağlamaktadırlar. Daha sonra bu ikisine geçmişi esrarlı ve oldukça çekiçi bir kadın olan Faye Valentine, bir bilgisayar kurdu olan Edward adlı çocuk ve süper zeki bir deney köpeği olan Ein da katılır. Bütün ekip seri boyunca Cowboy Bebop ile maceralara atılırlar.

[/fieldset]

[fieldset=KİŞİSEL GÖRÜŞ]

Serinin bölümleri birbirinden bağımsız ilerliyor. Her bölümde ekip farklı bir maceraya atılıyorlar. Tabi maceralar sırasında ekipteki karakterlerinin geçmişlerini de yavaş yavaş öğreniyoruz. Seri aksiyonu da, dramayı da, komediyi de aynı oranda başarılı bir şekilde veriyor. Eski bir yapım olmasına rağmen çizimler ve animasyonlar gerçekten çok kaliteli. Özellikle karakterlerin yüz ifadeleri çok başarılı. Sadece suratlarına bakarak ruh hallerini anlayabiliyorsunuz. Serinin en büyük özelliği muhteşem müziklere sahip olması. Seride jazz ve blues tarzında müzikler kullanılmış. Özellikle aksiyon sahnelerinde çalan müzikler çok etkileyici. Seriyi izlemeseniz bile kapanış müziği olan The Real Folk Blues şarkısını mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.

Fazla söze gerek yok efsaneler arasında yer alan bu seriyi kesinlikle kaçırmamanız gerekir.

Not: 2001 yılında serinin Knockin' On Heaven's Door adında bir uzun metraj filmi çıktı.[/fieldset]

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

  • İleti 12
  • Oluşturma
  • Son yanıt

En Çok Yazanlar

  • smygon

    3

  • blackgod

    2

  • hipernova

    1

  • elovitnas

    1

En sevdiğim animedir. Açıkçası söyleyecek çok şey yok. Bir başyapıt, bir sanat eseri, zamanının ötesinde her şeyiyle mükemmel bir eser.

Hayatımda gördüğüm en büyük trajedilerden birini farkettirmeden anlatır CB. Hakkında uzun uzadıya şeyler yazabilirim (ki yazmışlığım var) ama ne kadar yazarsam yazayım yeterli olmaz. Anlatmaya yetmez.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

gerçekten soundtrack leri bir harikaydı

shichiro watanebe nin de kendini kanıtladığı bir seriydi

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

bu animenin altyazısıyla uyumlu mkv videoları varmı ya da rawı

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Hep izlemek izledim bu seriyi, 2 bölümüne bir arkadaşta biraz bakabilmiştim. Hala o yarım 2 bölümde kaldım :( O zaman indirememiştim de, bi ara mutlaka indirip izleyeceğim :qtehlikeli:

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

  • 3 hafta sonra...

imdb.com'da en iyi çizgi serilerde 3. sırada ;) Sadece ilk bölümü izleyebilmiştim eğlenceli ve kısa bir seri. İzlemeyenlere tavsiye ederim ;)

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

  • 3 ay sonra...

İlk 15-16 bölümüne kadar ortalama düzeyde giden bir yapım olduğunu düşünerek devam ettiğim bir seriydi fakat bu belirtmiş olduğum bölümler girip de ana karakterlerimizin geçmişine doğru yapılan yolculuklara bizi de dahil etmeleri sonucu seriyi bir kez daha değerlendirmeye almaya karar verdim özellikle de o muhteşem bir 'Denklem' listemin olduğunu varsayarak yeni bir ikiiliyi ekleyecek oluşumla, Faye x Spike günlüğüne tanıklık etmek serideki en güzel kısımdı diyebilirim...

Her bölüme yakışır şekilde veda cümlelerinin sıralandığı (zaman zaman ''See you space cowboy...'' cümlesininin bize sunmuş olduğu) veda ile kapanışı yapmalarının ardından gelen en son acı bir baltalıyışın barındığı;''You're gonna carry that weight...'' cümlesiyle bana veda eden bir seri,serinin vedasından ziyade;

Spike'ın bana veda edişi...Faye'in ona veda edişinin içinde barındırdığı o kurşun sesleri...Spike'ın özlediği diğer yarısına karşı bitirmek istediği o nefret ettiğim 'Özlem Hissi'....

Seriden belki çok umutlu değildim ya da herbiri birbirinden kopuk olayların ve bölümlerin beni karşılayışıyla uzak durmak istediğim bir türde oluşuydu beni kendine yakınlaştırmayan bilemiyorum ama bildiğim tek bir şey vardı,o da serinin 'Efsane' diye tabir edebileceğim ama 'Nadir' diye de etiketlendirebileceğim türdeki OST'leri idi beni kendisine çeken....

Faye vardı,beni birde kendine doğru bir mıknatıs gibi çeken bir dişi olduğum halde,nasıl çekmesin;

Hep bir adım geride durup da kendini asıl noktaya taşımaktan korkan ama bu korkusunun onu daha da kamçıladığı ve son dakikalarda haykırışlarını elindeki silahın içine tütmüyle tıkıp da Spike'a sunan....

Biliyorum aslında;'You're gonna carry that weight...' Faye'in dudaklarından dökülür gibiydi aslında Julia'nın varlığına sunulmaması gerekendi,Julia'nın ölmesini kabullenmekti önemlisi,bedenen gerçekleşen ölümden bahsetmiyorum aslında,bahsettiğim Spike'ın o yarısına duyduğu özlema kanmamasıydı istediğim,kanacaksa bile bu suça Faye'i ortak etmesi tek dileğimdi tüm seri boyunca ve asla gerçekleşmeyen hayalimdi seriye dair...

Ama biliyorum ki buydu beni 'Spike x Faye' yazımına çeken.

Spike'a söyleyecek birkaç sözüm olabilirdi aslında eğer gerçek bir yaşamda yanıbaşımda olan bir dostum olsaydı çünkü 'Diğer yarısına yaşadığı özlem'i her insanoğlu gerçekliğinde yaşamıştır bir kez de olsa ve bunu yüzüne gerçekleri vururcasına söylemek benim en doğal hakkım olurdu,gerçekten yanımda varolan bir 'Dost' olsaydı;

Son sahnede yanıbaşındakilere değil de aslında bana veda ediyordu,hayır bana da değil o 'Veda' aslında Faye için olmalıydı,seyircinin yorumuna bırakılmıştı belki de bilemiyorum,belki de Julia içindi o parmağını havaya kaldırıp da 'Bang' diye sunuşu ama ben öyle kabullenmiyorum asla kabullenmeyeceğim de çünkü 'Spike' denklemimde bir tek kişi varolacak,bunu biliyorum o çok 'özlenen diğer yan' her zaman Faye olarak kalacak benim gönlümde...

Tüm yaşanmış geçmilerin bize sunulduğu ve hiç usanmadan büyük bir zevkle tanıklık ettiğim birçok yaşam vardı belki de ama Jet'in yaşanmışlığıydı sanırım asıl beni etkileyen, 'Aşk' da değildi,geçmişinde yaşadığı 'Dost' hikayesiydi bana asıl hüzün yaşatan.'Dost' da değildi aslında 'Lanet Dost' hikayesiydi...

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

izlenmesi gereken ilk animelerden :qegenmis:

öyle deme izledikten sonra artık kolay kolay beğenmiyorsun diğer serileri

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

  • 5 yıl sonra...

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak