Jump to content
  • Kayıt Ol

Kuroko no Basket


Squaw

Önerilen İletiler

[bimgx=500]

http://i1227.photobucket.com/albums/ee440/squaw2/Anime/KurokonoBasket6001270524_zps9187944a.jpg[/bimgx]

KÜNYE:

Animenin Adı: Kuroko no Basket

Diğer Adları: Kuroko’s Basket, Kuroko no Basuke

Kategori: Tv Serisi

Tür: Spor, Komedi, Shounen, Okul

Firma/Stüdyo: Production I.G

Yönetmen: Shunseuke Tada

Senaryo: Noboru Takagi

Müzik: Ryosuke Nakanishi

Dizayn: Yoko Kikuchi

Orijinal Eser: Tadatoshi Fukimaki

Kuroko no Basket, efsanevi serilerden biri olan Slam Dunk ile karşılaştırılmaktan kaçınamayacak yapımlardan biri. Karşılaştırmayı severiz biliyorum ama her basket serisi bir başka yapımla karşılaştıralacak diye bir kural yok, olmamalı da. Kuroko no Basket birçok eksiğe sahip olmasına karşın çoğu severi için istenileni verebiliyordu, benim için noksanlıkları da bariz şekilde belirgindi ama son zamanlarda, hatta son zamanları bırakın diğer zamanlarda bile gelmeyen basketbol temalı animelerin inadına gelmesini hoş karşıladıklarımdan biri oldu. Karakter çözümlemelerinin fazlaca olmadığı sadece maç odaklı giden bir yapım, yan hikayeleri bırakın karakter hayatlarındaki detayları da fazla irdelemeyen serilerden biriydi Kuroko no Basket. Beklentileri karşılayacak gücü fazlaca bünyesinde barındırmıyordu, en büyük noksanlığı da sahip olması gereken komediden yoksun oluşuydu. Bir 'Spor' etiketi gördüğümüzde aklımıza gelen ilk şey komedi öğesidir, eminim ki bu sadece benim beklentim değildir, bunu birçok spor serisi sever bekliyordur. Bu beklenti bireysel bir hata olabilir ama benim düşünceme göre bu daha çok yapımcıların hatası çünkü daha önceki yıllarda önümüze sürmüş oldukları çoğu spor serisinde bu özellik en çok öne çıkan öğeydi. Hal böyle olunca biz takipçiler Kuroko no Basket serisinden de bunu bekliyoruz.

Serinin adı Kuroko adlı maviş karakterimizden geliyor; Kuroko varlığıyla yokluğu bir olan karakterlerdendir. Aslında bu terime zıttır, yanınıza ne zaman geliyor, yanınızdan ne zaman kayboluyor anlayamıyorsunuz bile. Bu biraz abartı gibi geliyor kulağa, animelerde abartının da göze batmadığını düşünürsek zorlama bir özellik değil diye düşünebiliriz. Ortaokullar arasında, tüm okul takımlarını yenmiş bir isim vardır ve bu isim tüm kupaları kazanmış bir takıma aittir; Mucizeler Takımı. Adı, tüm okullar arasında ezberlenmiş olan bu takımın parlaklığı yaşadığı zamanlarda asılı kalmıştır çünkü ortaokulun bitip de liseli olan takım üyeleri, farklı liselere gittikleri için Mucizeler Takımı da dağılmıştır. Dağıldığı halde etkisi süren Mucizeler Takımı hala dillerdeyken Seirin Lisesi de yeni adaylarını seçme çabasındadır. Yeni gelen adaylardan biri de Tetsuya Kuroko'dur. Kuroko paslaşma dışında hiçbir basket yeteneği olmayan oyunculardan biridir ve Seirin Lisesi'nde okumaya başladığı için yeni okul hayatına yeni takımıyla başlamaya karar verir. Kuroko tüm bu yeteneksizliğine rağmen ortaokul dönemlerinde Mucizeler Takımı'nın bir üyesi olmuştur.

Kuroko, bu yeteneksizliklerine rağmen kimsenin sahip olamayacağı üstün bir yeteneğe sahiptir. Bu yeteneğini kullanabilmesi için takımda birlikte hareket edebileceği bir ortağa ihtiyacı vardır. Bu kişi, takımın diğer yetenekli oyuncusu olan Taiga Kagami olacaktır ve Kagami de Kuroko gibi lise hayatına yeni başlayan çömezlerden biridir, haliyle takımın da yenilerindendir. Yeni olan bu ikilimiz, birlikte hareket edip takımı şampiyonların arasına taşımaya karar verir. Böylece en iyi olmayı da amaçlamış olurlar; turnuva başlar, takımlar kapışır, Mucizeler Takımı üyeleri de tek tek ortaya çıkar. Gittikleri liselerin takımlarında boy gösterirler, eski takım arkadaşları birer rakiptir artık.

KİŞİSEL YORUM:

Kuroko no Basket, spor serisi olan yapımlar arasında çabucak sıyrılan isimlerden biriydi. Birçok artısı yanında birçok eksisinin de bulunduğu serilerden olduğu aşikar, bu da serinin kendini ortaya koyuşunu tetikleyen şeylerden biri olup çıkıyor. Müzik ritimlerinin seriyle bağdaştığı nadir isimlerden biriydi, çizimlerinin bası kısımlarında yer alan gereksiz vücut gölgelendirmeleri dışında göz alıcı olduğunu belirtmem gerek. Seiyuu (seslendirme) kadrosundan bahsetmiyorum bile. Kulağınıza çalınabilecek en güzel sesleri buluşturmuş yapımcıları; Suwabe Junichi, Ono Daisuke ve Miki Shinichiro gibi karşımıza sıkça çıkabilecek isimlerden oluşan bir zenginliği var. Karakter özellikleriyle de bütünleşen sesler olunca o anlar tadından yenmiyor. İş sadece sesle ya da çizimle yürümüyor elbet, bu tür artıları öne çıkan özellikleri olurken eksikliğini hissettiğim birkaç öğeyi de bünyesinde bulunduran bir seriydi. Karakter çözümlemeleri gibi eksiklikleri yanında karakterlerimizin okul hayatından hiçbir ayrıntı göstermemesi, geride bir şeyler arayan ben gibi takipçileri için büyük bir hayal kırıklığı. Bunun yanında, bir bölümden yeni bir bölüme geçtiğim her an dört gözle beklediğim komedinin benden koparılmış olması bu isme yapılabilecek en büyük haksızlıklardan biriydi, beni de hayal kırıklığına uğratan nedendi. Bu noksanlıkları bir kenara bırakırsak eğer karakter çeşitliliği yanında renkliliği de gözden kaçmıyordu, özellikle de sahip olduğu bu yönüyle kendini diğerlerinden rahatça ayırabiliyordu.

Kısacası konu anlatımı yönünden sınıfta kalıp da spor yönüyle öne çıkanlardan biriydi. Noksanlığı ile artıları eşit miydi hala karar verebilmiş değilim, emin olduğum bir tek şey var; o da benim spor serilere karşı zaafımın olduğu. Spor serisi varsa o seriye gözüm kapalı dalabiliyorum. Biliyorum, çok kötü bir huy, bu sayede çok da kolay bir av oluyorum. Şanslı yönü varken benim açımdan eksik bir yön de olmaktan kendini kurtaramıyor. Az gelen spor serilerine inat ben gönüllü bir av olmaya razıyım aslında, kim bilir belki de ava giderken avlanmam ama zevkli bir spor serisi gelecekse de avlanmak isterim. Noksanlığına rağmen yeni bir şeyler, daha doğrusu son yılların esintileriyle birlikte gelmiş bir Spor serisi arıyorsanız önerilebilecekler arasında olabilir. Beni tatmin etmediği doğru ama belki de sizi kendine hapsedebilir, ilk sezonu beni doyurmasa da umutlarımı ikinci sezonu için yeşertmeye başladım bile. Yeni bir spor serisinde görüşmek dileğiyle, daha doğrusu Kış Turnuvası'nda görüşmek dileğiyle~~

KARAKTERLER:

Taiga Kagami

KagamiTaiga_zpsbc8170a5.jpg

Bencil bir yapısı olan Kagami gittiği lisenin, yani Seirin Lisesi'nin takımının oyuncularından biri olur. Azimli, hırslı ve kendine güvenen bir yapısı vardır. Basketbol hayatında hiçbir oyuncunun tek başına ilerleyemeyeceğinin farkındadır ve bu nedenle Tetsuya ile ikili olup basketbol oyuncuları arasında yer edinmeye karar verir.

Tetsuya Kuroko

TEtsuyaKroko_zps682edbc4.jpg

Basketbol yeteneği olmayıp da takımlar arasında en çok isim yapan kişilerden biridir. Tek iyi özelliği paslaşmadaki becerisi olan Tetsuya, ortaokullar arasında ismi herkes tarafından bilinen Mucizeler Takımı üyelerinden biridir. Başka okula gittiği için o da artık bir Mucizeler Takımı üyesinden daha çok Seirin Lisesi Basketbol Takımı üyelerinde adı olan biridir. Basketbol konusunda yeteneksizliğinin farkında olan Tetsuya, ilerlemek için elinden geleni yapan azimli insanlardan biridir.

Riko Aida

RikoAida_zps41671a0c.jpg

Baba mesleiğini (!) sürdüren Riko, Seirin Lisesi Basketbol Takımı koçluğunu yürüten üyelerden biridir. Gözlem yeteneği had safhada olan Aida babasıyla büyümüş olmanın verdiği avantaj sayesinde basketbol ve basketbol oyuncuları hakkında engin bilgilere sahip olan bir koçtur.

Kagetora Aida

KagetoraAida_zpsd65bef59.jpg

İlk sezonda fazla yer verilmeyen karakterlerden biri. Onun hakkında en iyi bildiğimiz şey Riko'nun babası oluşu, bir de antrenorluk yaptığı.

Seijuro Akashi

SeijuroAkashi_zpsee81daee.jpg

Mucizeler Takımı üyelerinden biridir. Bunu henüz göremedik, hevesimizi 2. sezona saklıyoruz. :D

Daiki Aomine

DaikiAomine_zps6aee4674.jpg

Mucizeler Takımı üyelerinden biridir. Şu anki bulunduğu lisenin, yani Teikou Takımı'nın as oyuncusudur. Oyun yeteneği aşırı şekilde ilerlemiş olan Aomine, hırslı ve oldukça iddialı bir kişiliğe sahiptir. Bu kendine güvenin getirisi olarak da fazlasıyla ukala olan bir kişiliğe sahiptir. (Seiyuu'n (Suwabe Junichi) sayesinde sevdim seni kereta. :P:D)

Ryouta Kise

RyoutaKise_zps88b46368.jpg

Kaijou Lisesi’nin takım üylerinden biridir ve basketbol yeteneğinde oldukça iyidir. O da bir Mucizeler Takımı üyesidir.

Shintarou Midorima

ShintarouMidorima_zps64adbdca.jpg

Mucizeler Takımı üyelerinden biridir. Midorima da en az Aomine kadar kendine güvenen bir yapıya sahiptir. Sert mizacı yanında ondan beklenmeyen bir kişiliği daha vardır. Midorima astrolojiye inanan biridir ve günü, dinlediği günlük fala göre yaşamaya çalışır.

Atsushi Murasakibara

AtsushiMurasakibara_zps4a8af757.jpg

Mucizeler Takımı üyelerinden biridir. Kendisiyle anlık bir tanışıklığımız oldu ama 2. sezonda bu tanışıklığı ilerleteceğiz inşallah. :P:D

Junpei Hyuuga

JunpeiHyuuga_zps1fb08790.jpg

Seirin Lisesi Basketbol kulübünün başkanıdır. Takımdakilere karşı anlayışlı olmaya çalışan, azimli ve hırslı bir kişiliği vardır.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

  • İleti 13
  • Oluşturma
  • Son yanıt

En Çok Yazanlar

  • Squaw

    2

  • tabibitosan

    2

  • VarOlanBiri

    1

  • Hayabusa

    1

Harika bir tanıtım ve inceleme olmuş Squaw, ellerine sağlık. :cicekq:

Aslında yazacak pek bir şey bırakmadın ama Kuroko uzun zaman sonra spor animesine olan açlığımızı giderdi. Ne de olsa Tsubasa, Hanamichi ve Çiko'yla yetişen nesiliz. :)

Kuroko'yu yeni Slam Dunk diye izleyen herkes hayal kırıklığına uğradı ve animeyi eleştirmeye başladı. Aslında Slam Dunk gibi bir efsaneye benzetmek kendi hatalarıydı. Inoue-sensei'nin Real mangasını uyarlasalar yeni Slam Dunk diye bekleyin ama başka bir mangakanın eserinden bahsediyoruz burada. Ben de bu yüzden beklentilerimi yüksek tutmadan sadece eğlenceme bakarak izledim. Ve inanın çok fazla zevk aldım. Yer yer saçmalamış olabilir ama shounen animelerin genel yapısında bu tür şeyler oluyor. Animeyi spor türü olarak değil de shounen olduğunu düşünerek izlemenizi tavsiye ederim.

PUAN: 7.8/10

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Cidden enfes bir tanıtım yazısı olmuş, ellerine sağlık. İşte budur! Ve benzer tanıtım yazıları da bu şekilde olmalıdır dedirtiyor insana. \\(^_^)//

Takibe aldığım ve kısa bir süre sonra başlamayı planladığım bir seriydi zaten. Ben de Slam Dunk ile ister istemez kıyaslama yaparak izleyecem, özellikle de Slam Dunk animesini daha birkaç ay önce bitirdiğimi kendi kendime göz önüne alırsam bu durum kaçınılmaz. :)

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Tanıtım cidden güzel olmuş, kişisel yorumlarında haklısın cidden. Slam Dunk gibi bir yapım bir daha gelmez, o yüzden bu seriye başlarken öyle umutlarım yoktu, aslında manga'sında gösterilip, animesinde gösterilmeyen bazı sahneler vardı komedi açısından. Müziklerini Grandrodeo var diye baya sevdim:) Yalnız Kappei'de ki gibi bu Liseninde adı Seirin Lisesi.

Birde bir yabancı forumda okumuştum, 1. sezon ile ilgili bir yorum yapmışlardı, bu ön hazırlık diye(Aslında tam olarak öyle değildi bilerek böyle yazdım.) 2. sezonun daha iyi olacağı kanısındayım.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Eline sağlık Squ, yine detaylı ve güzel bir tanıtım olmuş. :)

Sadece bir yerde sana katılmıyorum o da her spor serisinin komedi yanının baskın olması düşüncen. Tabi beklentilerine saygım var. Ama ben bu animenin ciddiyetini sevdim ve de az da olsa gülüp eğlendiğim komik kısımlar da vardı. Bence yeterliydi bunlar. :D

Slam Dunk' la karşılaştırılmadan izlenmesi gereken bir yapım. Zaten hiçbir animeyi birbiriyle kıyas yapmamak gerek tabi ki izlediğimizden zevk almak istiyorsak. :) Kuroko' nun en büyük eksiği takımdaki karakterlerin derinlemesine işlenememesiydi. Bu da serinin giriş kısmını oluşturduğu ve belki de Kuroko' yu ve basketbol anlayışını bizlere tanıtabilmek için Mucize Nesil' deki karakterlere odaklanılmış olmasından kaynaklanıyor. 2. sezon umarım takımdaki oyunculara daha çok yer verirler. Bu haliyle en çok Kaptan Junpei' yi sevdim, gizli sadist tarafı çok eğlenceliydi. :D Ve Koç Aida da sevdiğim bir diğer karakterdi. Genel olarak beğendiğim bir seri oldu. Kuroko' nun değişim ve gelişim göstereceği sinyalleri verilerek bitti ve bu beni çok sevindirdi. Çünkü Kuroko karakterinin hep böyle gölge olarak kalmasını hiç sevmemiştim. En son olarak da Kuroko' nun Kagami' ye olan itirafı hoşuma gitti; Kagami' yi desteklemesinin tek nedeninin Mucize Nesil' e kendi basketbol anlayışının doğruluğunu ispat etmek için aslında Kagami' yi bir anlamda kullandığı itirafı. :D

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Tanıtım çok güzel olmuş. Ellerine sağlık.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

gundamaster

Geçen sene en sevdiğim animelerden biriydi Kuroko. Spor animelerini ben de severim ve Kuroko'da sevdiğim seriler arasına üst sıralardan girdi.

Seri spor serilerindeki klasik durumları ve shounen öğelerini fazlasıyla içeriyor. Genresine ihanet etmiyor. Ben seriyi oldukça komikte buldum. Genelde komedi sevmeyen biriyim ve komik denilen animelere de pek gülmüyorum beni güldürmüyorlar. Fakat kuroko'da fazlasıyla güldüm. Hem karakterlerin verdikleri tepkiler hem de durumsal komediler epey güldürdü beni. Özellikle ilk bölümlerde bir kantin sahnesi var. Öğrenciler bir şeyler alabilmek için birbirlerinin üstüne çıkıyorlar neredeyse. Aynı durumu ben de kendi lisemde defalarca yaşamıştım ve bu olay bana hem lise zamanlarımı hatırlatmıştır hem de güldürmüştür epey.

Yorumlarda okul hayatına çok değinilmediğinden bahsediliyor ama animenin olayı zaten okul dönemini anlatmak değil. Daha çok basket kulübünün maceraları ve maçları işlenmiş ki; bence olması gereken de buydu ve bunu da fazlasıyla veriyor.

Kuroko ve Kagami'nin kendi idealleri doğrultusunda efsanevi nesilin oyuncuları ve onların takımlarına karşı verdikleri mücadele serinin temeli.

Karakterler konusunda daha ayrıntılı işleme mevzusuna gelirsek; hem devam eden bir manga olması hem de serinin ikinci sezonunun gelecek olması bu konuda daha alacaklarımız olduğunu betimler biçimde.

Tek eleştirebileceğim nokta bu denli, Kuroko ve Kagami odaklı olmayabilirdi. Sahneye biraz daha takımın diğer elemanları da çıkabilirdi. Yan karakterleri hakkıyla işleyen seriler her zaman daha dolu gelir bana. Bu seride de epey karakter var ve sonraki sezonda-sezonlarda işleneceğini de düşünüyorum açıkçası.

Kaçınız bu zevkli maçlarda gaza gelmedi ki? Spor serilerinin en büyük özelliği seyirciye bir özen vermesidir. Kuroko izledikten sonra çok defa basket oynayasım geldi açıkçası. Her ne kadar onlar kadar süper hareketler yapamayacak olsamda.

Seiyu kadrosu oldukça şahane. Ono Daisuke gibi mükemmel bir seiyuya sahip olması bile benim için kadroya büyük bir zenginlik katmakta.

Animasyon artık günümzüde görmek istediğimiz animasyonlardan. Özellikle maçlardaki birebir kapışmalardaki animasyon çok başarılı. Son bölümlerde bu epey hissedilir biçimde ve başından sonuna kadar artan bir ivmesi vardı.

Müzikler özellikle açılış ve kapanışlar serinin dinamizmine çok uygun. We can do it şarkısı bence bu senenin en iyi parçalarından biri.

Güzel vakit geçirmek, eğlenmek ve gaza gelmek için izlenebilecek baş ucu serilerindne biri.

9.555555555/10

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Az önce okudum tanıtımı. Gerçekten çok güzel yazmışsın. Bir çok şeyede dikkat etmişsin. Yalnız şöyle birşey kafama takıldı Bu animeyi komedi olarak izleyen var mıydı gerçekten? Yani Slam Dunk'la kıyaslama yapılması bile saçmaydı. Tamamiyle spor, azim, çekişme gördüm ben. Her bölümde 1 kere güldüysem bunu komik olarak algılamam. Oldukça ciddi ve sağlam bi seriydi. Hani şuda eksik kaldı şurda denmedi. Konuyu birbirine oldukça güzel bağlandılar. Hele son kısmı çok güzeldi. Eminim 2.sezonu bunu daha iyi tamamlayacak.

Karakter tanıtımlarını'da oldukça güzel yapmışsın.

( Koç'un o kendine özgüveni ve bilgisi hayret vericiydi bana göre. İnsanların kendilerine örnek aldıklarının yolunda ilerlemesi ciddi bir şey hayatta.)

( Basketbol kulübünün başkanı ^^ favorimdi ilk başta ta ki kendini kaybettiğini görene kadar :D Ciddi olduğunda psikopatın teki ^^ )

Emeğine sağlık diyorum. Ve gerçekten tüm tanıtımların bu şekilde yapılmasını diliyorum.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Anime ilk başladığından beri "aha kahramanlarımız bunlar, hemen destekleyelim" modunda oldum, destekledim. Daha sonrasında yaşanan olaylar yapılan eziklikleri görünce karar değiştirdim. Mucizevi Nesil'i tutuyorum ben. Hatta Kuroko ve Taigayı animeden çıkarsalarda onun yerine Mucizevi Nesil'i koysalar izlerim ben. He, Kuroko ve Taiga hakkında olan düşüncem ise son beş bölümde değişti.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Yorumlarıyla başlığı şenlendiren tüm arkadaşlara teşekkür ederim, böylesi bir seri için olması gereken ne kadar yorum varsa dökülmüş. :)

@özz

Özz'cüğüm komedi konusunda haklı olabilirsin, hatta haklısın da ama işte ben spor olayını komedisiz olunca nedense pek kaldıramıyorum. Bir de, bilirsin spor serileri tek sezon olmadığı için uzun yapımlardır. Bu nedenle de o uzun serileri keyiflice izlememi tetikleyen şey fazla olmasa da alttan verilecek olan komedidir. Komedisi baskın olsun demiyorum ama ben komedisiz bir spor serisini soğuk buluyorum, bu nedenle de Kuroko izlerken hep bana soğuk bir yapım geldi. Uzun süren maçları da sevmiyorum ki Slam Dunk'tan puan kırmamın nedenlerinden biri de buydu; abartmıyorum 20 bölüm bir maça ayrılmıştı. Bu nedenle, tadına olan maç sahneleri ile komedisi tadına olan spor serileri benim için daha vazgeçilmez oluyor ki normal komedi serilerini o kadar çok sevmem. :D İşte böyle uyuz bir izleyiciyim. :P

@VarOlanBiri

Düzeltme için teşekkürleri boş olduğum anda düzeltmeyi yapacağım. :)

@MikaN

Canım karşılaştırılma konusunda haklısın ve başkası ne gözle izliyor bilmiyoruz elbet, biz yapmasak da çoğu izler Slam Dunk gibi bir efsaneyle her basketbol serisini karşılaştırma yapıyordur eminim. Tanıtımda da değinmek istediğim gibi bence de karşılaştırma yapılmamalı.

Her zaman dediğim bir söz var; ''Slam Dunk ve Hajime no Ippo izlenmeden spor serilerine devam edilmemeli.'' Ha biraz gelen abartıyı spor serilerinde kaldıramayan yapıma rağmen Eyeshiedl 21'i de bu listeye ekleyebiliriz. Bu elbette sonraki gelen spor serileri bu yapımlarla karşılaştırılsın ama işte bu isimler bir spor serisinde olması gereken her şeyi verebiliyor. İşe en başından (yani ana karakterlerin gelişimini sıfırdan alıyor) başlıyor diyebilirim, bu da benim için o yapımdaki en büyük artıdır. Böylece o yapım bana, olmadığı kadar samimi olmadığı kadar çekici görünüyor. Karakterleri de olmadığı kadar samimidir, işte komedi unsuru az olunca o samimiyet duygusu da yok oluyor sanki. Bu nedenle, bir spor serisinde komedi unsuru da baskın olmalı. Ha bu elbet benim görüşüm, her izler bunu benimseyecek diye bir kuralımız yok. :)

Seri konusunda azim olayına katılıyorum, o açıdan bakınca tam anlamıyla bir spor yapımı ama işte maalesef Kuroko no Basket benim aradığım şeylerden yoksun olan bir isimdi. :(

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

  • 2 hafta sonra...

Tanıtım çok güzel olmuş :) Epey emek harcanmış. :qalkis: Katılmadığım tek nokta komedi unsuru noktası.Bir spor animesinde komedi unsuru beklemiyorum ben.Karakterler daha fazla irdelenmeliydi,karakterlerin yalnız oyunlarına değil gündelik hayatları ve geçmişlerine de daha fazla yer verilmeliydi.Mangasını da takip eden biri olarak tüm ümitlerimi ikinci sezona bıraktım.Bence oldukça eğlenceli ve bol heyecan unsuru barındıran bir yapım :qiyiii:

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Bir iki saat öncesine seriye devam etmem diye düşünüyordum. Ama rastgele bir manga bölümüne denk geldim ve devamı hemen gelse diyorum. Epey güldüreceği kesin. Ama buna komik mi desem trajikomik desem bilemedim. Tek diyeceğim bunun en uç seviyelerde olduğu.

Mangadan spoiler.

Üç kişinin tutamadığı, tüm sahayı top sürerek geçip Kagami ve sanırım pivot olan çocuğun üstünden smaç vuran, blok yapmak için bir elini kaldırdığı sırada pas arası yapabilen, 4.3 saniye bitmeden tüm sahayı koşabilen güçte, hızda ve zekilikte olan pivotu Kuroko savunacakmış. Kuroko hücum faulü nasıl da yaptırdı hemen. O pivotun zekasında bazen takılmalar oluyor demek ki. Ama bu savunma biraz daha sürse fena olmazdı, oldukça eğlenceliydi. :D Kuroko maçın sonunda bir de blok vurdu, koçum benim. :D

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

  • 1 ay sonra...

Eğlenceli,zevkle izleyebileceğiniz hiçbir bölümü sıkmayan kendine bağlıyan bir seriydi.2.sezonun çıkmasıda ayrı bir sevindirici.

İnceleme için teşekkürler

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

  • 10 ay sonra...

Mangayı takip eden kimse yok mu? Gerçi ben de takip etmiyorum ama 230. bölümden başlayıp güncele kadar okudum.

Seirin - Rakuzan maçı. Önce artılarıyla başlayayım. Gerçekten iyi çizmiş bu maçı. Bir iki saçma dışında gayet iyi gidiyor. Tüm seriyi böyle çizseydi diye içimden geçirdim hep.

Maç Kagami'nin alana girmesiyle gayet heyecanlı başladı. Bunun da etkisiyle Seirin iyi bir seri yakalayıp farkı açtı. Ama bu farktan sonra Kagami alandan çıktı ve bundan sonra Seirin temposunu kaybetti. Ki Rakuzan'ın taktiği de böyleymiş zaten. Sağlam bir şekilde geliyorlar ve öne geçiyorlar. Böylece rakibin morali daha çok bozuluyor. İkinci çeyrekte sağlam bir defansla Seirin'i durdurup farkı açtılar. Böyle de devam ediyorlar.

Fark açılmış olsa da Seirin'in oyununu beğendim. Kuroko'yu pek oynatmayıp diğer oyuncuları rotasyona soktular. En azından Kuroko ikinci yarı diri bir şekilde oynayacak. Pek etki edebileceğini pek sanmıyorum şu andan sonra ama neyse.

Rakuzan'ın oyuncularından başlarsam ikisini sevmedim, Akashi daha oyununu göstermediği için bir şey demiyorum. Hepsi üzerine birkaç laf edeyim.

Akashi bir iki hareket dışında maça ağırlığını koymadı. Göz saçmalığını bir kenara bırakırsak crossover, bilek kırma ve sıçrama yeteneği öne çıkıyor.

Şutör gard adı sanırım Reo idi. Rakibi hareketsiz bırakan şutu dışında çok sevdim. Özellikle fadeaway üçlükleri durdurulamaz. Ayrıca bunu faul alıyormuş gibi göstererek 4 puanlık bir hücum da sağlayabiliyor. Ama Junpei-chan falan demesi sinir ediyor biraz. :D

3 numaranın adını bilmiyorum. Serinin genel sorunlardan birisi bu zaten. 3 numaralar neredeyse yok oyunda. Kuroko ile eşleştikleri için hücumda gözükmüyorlar. Savunmada bir yere kadar yoklar ama sonradan Kuroko'yu çözüyorlar en azından.

Uzun forvette Hayama denen bir çocuk var galiba. Kuroko'nun kopyası ama düzgünce şut atabiliyor. Tam bir saçmalık. Ana karakterin yeteneğini başkasına vermek nedir abi ya?

Pivot Nebuya. Yere batasıca herif. Kas beyinli amele. Teppei reyizi posterlediği için nefret doluyum bu herife. Ama ribaund yeteneği ve gücü oldukça iyi.

Eksilere geçeyim şimdi.

Maçın başlangıcı Shohoku - Kainan maçına çok benzer cidden.

Mangaka crossover'ın ne anlama geldiği bilmiyor gibiydi ama düzeltti. Akashi'yi savunmayı geçince Kagami yardım gelip alan bırakmıyormuş ve bu yüzden yapamazmış falan. Ee abi adam hareketi önceden yapacak da Kagami gelecek. Neyse ki diğer bölümde düzeltti bunu. Crossover'la bilek kırıp üçlüğü yolladı. Gerçi açıklamalar uzun olduğundan tam okumadım, belki yanılıyorumdur. Bir de sadece yürüyerek Kagami'nin bileklerini kırması çok saçmaydı. Aomine ile başa baş mücadele adamdı güya.

En büyük ve belki maçın kaderini etkileyecek hatası ise 3. çeyreğin başında oldu. İlk yarı skoru 37-62. Seirin üçlükle başladı 40-62 tamam. Sonra Reo üçlük deneyip faul aldı. Hyuuga itirazları için teknik faul aldı bir de. İhtimaller şöyle;

Basket oldu ve 2 faul atışının yanı sıra Rakuzan'ın kenarda başlaması.

Basket olmadı. 4 faul atışının yanı sıra Rakuzan'ın kenarda başlaması.

Skor ise şöyle 41-63. Yani Rakuzan'ın 6-8 sayı çıkarabileceği bir hücum es geçildi. 4 faul kullanıp birini mi değerlendirdiler yani? Kenarda başlama ne oldu? Maçın kırılma yeri olabilecek bir yerde bunları es geçmenin açıklaması olamaz.

Son olarak bir iki bölümdür manga iyi gitmiyor bence. Pek bir şey olmadı. 249'la beraber Kagami yeniden alana girdi ve Akashi ile birebir oynuyor. Göz saçmalığı büyük ihtimalle devreye girecektir.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgilendirme

Forum Kuralları'mızı okudunuz mı?