Jump to content
  • Kayıt Ol

Shigatsu wa Kimi no Uso


CloudT

Önerilen İletiler

67177l.jpg

Arima Kousei çocuk müzisyenler yarışmasını kazandıktan sonra adı iyice yankılanmaya başlamıştır. Piyano konusunda dahi olarak görülen Kousei, bir gün Avrupa yarışmalarından birine katıldığı sırada, onu hep en iyiler arasında görmek için çabalayan annesini kaybetmiştir. Bunun üzerine, zihinsel olarak çöküş yaşamıştır. Ardından, piyanoya dair bütün beklentileri yerle bir edip, piyanodan uzak bir hayatı seçmiştir. Fakat bir gün tanıştığı Kaori Miyazono adında genç bir kızla tanışır. Tesadüfi olan bu karşılaşma kaderine yön verecek ilk karşılaşmadır. Kousei'nin müzik hayatına geri dönmesi konusunda yardım edecek olan Kaori, işi biraz da rengârenk bir hâle sokar.

Seri Arakawa Naoshi'nin kaleme aldığı aynı adlı mangasından uyarlanmıştır. Ve 22 bölüm de karar kılınmış Sonbahar sezonuna ait müzik dolu bir seridir.

Seri başlar başlamaz, bizi Beethoven'nın eseri olan "Moonlight Sonata" ile karşılar.

Aynen bu şekilde...

Seri bir bakıma Nodame Cantabile 'yi hatırlatan bir seri oldu. Bu açıdan, artı bir puan kazandırıyor. Daha doğrusu, Nodame Cantabile hayranlarını çekeceği kuşkusuz bir gerçek.

Animasyon açısından da, renkler ve çizimler olmak üzere seriyi dikkat çekici kılan bir kaç özellikten bir kaçı olmasının yanı sıra, açılış ve kapanış şarkıları da çok iyi olmuş.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

  • İleti 22
  • Oluşturma
  • Son yanıt

En Çok Yazanlar

  • painscream

    6

  • CloudT

    5

  • crows005

    2

  • Ronnie92

    2

1. Bölüm

Serinin çizimleri çok hoşuma gitti açıkçası. Karakterler 14 yaşında ama çizimler karakterleri olgun olarak göstermiş.

Nodame serisini hâlâ izlemedim, izlemeyi planlıyorum ama bir türlü sıra gelmedi. O yüzden bir kıyaslama yapamayacağım ama iyi bir şekilde giderse hem romantizm hem de müzik yönünden bizi doyuracağını düşünüyorum. Sadece müzik de değil aslında, futbol ve beyzbol klubünde olan 2 karakterimiz var. Bu 2 karakterimiz de ana karakterlerden. Bu yüzden onların müsakabalarını da göreceğiz muhtemelen.

Komedi yönü de var serinin elbet, yer yer yüzünüzde tebessüm oluşturuyor. Hoşuma giden 2-3 resim ekleyeyim seriden.

[bimgx=750]http://i.imgur.com/GTgC6SN.jpg[/bimgx]

[bimgx=750] 8efTh2E.jpg?1 [/bimgx]

[bimgx=750] ybxZNWm.jpg?1 [/bimgx]

[bimgx=750] JG8ImWc.jpg?1 [/bimgx]

Bu sezonun iyi serilerinden biri olacak bana göre. Umarım beklentilerimizi karşılar.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Ben şeye takıldım: Yav çocuğun kafasını kırıyon ona üzülmüyon da, "Aman napıyorsun, ya elini kesseydin" şeklinde bir tepki neden veriyorsun...

Seriye gelicek olursak çerez niyetine izleyeceğim bir seri. Çizimler güzel, arada da güzel güzel parçalar müzikler çalarlarsa tadından yenmez.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Çizimler güzel, açılış ve kapanış parçaları da. Yorumlarda Nodame Cantabile ismi geçince başlayayım dedim. Şimdilik sıradan gibi geldi bana. İleriki bölümler umarım beklentimi karşılar.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

calieran

Sanırım sebebi, çocuğun piyano geçmişi. Malum elleri hazinesi gibi. Bir şey olsa, çalma ihtimali varsa bile o ihtimali yok edebilir. Hatta bir sahne de, yatarken ellerinde eldiven vardı. Gece bir şey olursa diye.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Çizimler güzel, bu bir.

Kadın karakterlerin dudakları uzaktan itici yakından çok şehvetli görünüyor, bu iki.

Kaori'yi Risa Taneda seslendiriyormuş. Tanımam, bilmem ama o da gayet oturmuş, bu da üç.

Gel gör ki şu güzelim animeyi, puzzlesubs adında bir fansub haricinde kimse Türkçe'ye çevirmiyor. Puzzlusubs nedir ulan! Animeleri direk turkanime.tv üzerinden yayınlayan fansubtan kime, ne hayır gelir?!*

*Evet, önyargılıyım :P

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

fake-tan, sana yakışır bu seri yeni bitirdin hem terörü acık ormantik serilerden çevir bir de.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

gundamaster

İlk bölüm beni pek cezbetmedi. Bölüm içinde olan her şey neredeyse klişeydi. Karakterlere de ilk bölüm itibariyle pek ısınmadım. Sonraki bölümlerde nasıl ilerler bilmiyorum birkaç bölüm daha şans vereceğim.

Nodame Cantabile'de de karakterlerin fazla çocuksu davranmaları hoşuma gitmeyen bir unsurdu. Burdakiler yaş itibariyle bu tip hareketlere daha uygun olsa da pek tahammül edilir değil.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

2. Bölüm:

Sarı saçlı karakterimiz keman konusunda gayet yetenekli görünüyor Bizim gözlüklü karakterimizin annesi için derece önemliyken, bu kız için böyle şeyler önemli değil gibi. Sevdiği için yapıyor daha çok görünene göre ve bu gözlüklü karakterimizi(isimleri aklımda tutamıyorum maalesef.) etkiledi muhtemelen. Bir aşk karmaşası olabilir gibi seride. Sarı saçlı kız- gözlüklü karakterimiz ve diğer kız karakterimiz arasında bir şeyler dönecek gibi. Öteki erkek karakter biraz daha çapkın biri, o yüzden pek önemsemiyor gibi şimdilik ama onun da bu aşk karmaşasına gireceğini düşünüyorum. Bu sezonun bana göre en canlı renklere sahip serisi, açılış şarkısı da çok hoşuma gitti. Sonuna kadar takip etmeyi düşünüyoruum.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Sırf müzikal yönümlü bir anime olacağın için en yakın zamanda izlemeğe başlayacağım bir seri.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Çok parlak dememekle birlikte , türü içinde, saygın yeri alacak mı göreceğiz.İlk iki bölüm itibariyle çizimleri ile öne çıkıyor.Keman ile Piyanonun dansına devam.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

  • 3 hafta sonra...

Bölüme dair aklımda kalan bir kaç şeyden biri; Tsubaki 'nin Kousei 'yi kıskanmaya başlaması. Eh, çok normal. Sen onca sene uğraş, didin... Sevdiğini bile belli edeme, ama sonra gelsin bir tane sarı yelloz ve oğlanı kapsın götürsün. Ah, Tsubaki-chan'ım iyilik yapmanın bedeli bazen çok ağır olabiliyormuş, bu da sana ders olsun.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Bölüm 5

Artık, dram kısmına geçtik ve aşk sancıları başladı. Ve durup dururken, Tsubaki 'nin eski kaptanı çıkageldi. Sözde tesadüfmüş ama itiraf etmesiyle birlikte Tsubaki 'nin kafası iyice karışacak gibi. Her ne kadar büyük bir gelişme olacağını sanmasam da olaylar iyice karıştı -ki Kousei ve sarı yelloz aralarını iyice sıkılaştırdı. Köprüden bile atladılar yahu. Tsubaki zorla atarken, onca uğraşla mutlu etmeye çalışırken, sen git yeni yetme bi sarı kafayla atlayıver. Erkekler hep böyle işte. Az güzel birini gördü mü, hemen dünyaları şaşar. Buradan kendime de not çakıyorum...

Neyse, piyano yarışması konusunda gelişmeler oldu. Açılış şarkısında gördüğümüz piyanist karakterleri de bu yarışma da göreceğiz galiba. Özellikle bir tanesi çok acayip duruyor. Sarı yellozun kardeşi gibi. Ama piyanist olanından... Bakalım neler olacak.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Benim açımdan sezonun en iyilerinden biri şimdilik. Cıvıttıkları sahneleri sevmesem de müziklerin seriye yerleştitilmesi, yarışma performansı, ana karakterin piyano çalamamasının resmedilmesini çok sevdim. Özellikle sevdiğim bir diğer yeri ise ana karakterin düşünme balonu içinde konuşması. Umarım saçma sapan ilişkilere atlayıp berbat edilmez güzelim seri.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

  • 3 hafta sonra...

Bölüm 8 - Dört Mevsim

Bu bölümle birlikte kesinlikle eminim ki, yazar Vivaldi 'nin Dört Mevsiminden etkilenmiş.

Emi - Sonbahar (Son bölümde ki piyano çalışı esnasınde gördüğümüz renk tonları bile (kırmızı ve sarı) kendisinin sonbaharı temsil ettiğini ayan beyan bir şekilde ortaya koyuyor. Sonbahar gibi, kızgınlık ve yalnızlık ile dolup taşıyor.)

Arima - Kış (Kendisi hakkında her zaman, makine gibi, soğuk biri olduğu söylentileri dolaşmaktadır. Kış mevsiminin tam karşılığı.)

Takeshi -İlkbahar (Enerjik ve deli dolu. Baharın ilk ayları gibi, her yer cıvıl cıvıl olurken, karakterimiz de aynı şekilde, her zaman neşeli ve enerjik. Piyano çalışı da bunu onaylar şekilde.)

Kaori - Yaz (Arima'nın ilk gördüğü an da emin olmuştuk. Tam anlamıyla yaz mevsiminin karşılığı. İçten ve samimi. Rengarenk.)

Ve kendilerine ait mevsimlerin parçalarını dinlerseniz eğer, kendilerine ne derece uyum sağladığını rahatlıkla görebilirsiniz.

Not: Gelecek bölümde, sonunda Arima'nın performansını görebileceğiz. Bakalım...

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

  • 3 ay sonra...

20. Bölüm:

Sonbahar sezonundan severek takip ettiğim bir seri. Müzik içermesi, duyguları çok iyi işlemesi yönünden özel bir yer edindi diyebilirim. 20. bölümde bir çok olay oldu. Tsubaki sevdiğini dolaylı yoldan söyledi. Kousei, Kaori' yi sevdiğini sonunda tam anlamıyla anladı. Anlaması ile Kaori' nin durumunun kötüleşmesi bir oldu. Karakterlerin sahip olduğu duygular çok iyi işlenmiş. Kousei, Kaori' yi annesine benzetiyor ama bu fikri aklından silmek için elinden geleni yapıyor. Annesi gibi onun da hastaneye düşüp ellerinden kayıp gideceğini düşünüyor. Böyle düşünmekte haklı da. 20. bölümdeki kedi=Kaori benzetmesi var yine. Kaori' yi bir kediye benzetiyor, Kaori ile konuşurken kedi de Kousei' nin yanında. Ertesi gün aynı kediyi(muhtemelen aynıdır) araba çarpmış olarak görüyoruz, bu olay Kousei' nin Kaori' yi görmesinden sonra gerçekleşiyor.

Bitime kaldı 2 bölüm, gelecek bölüm Kaori' ye tam olarak ne olduğunu anlarız muhtemelen. Umarım karakter ölmez.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

  • 2 hafta sonra...

22. Bölüm: 8.5/10

Ağlattı be. Serinin adında geçen yalanın ne olduğunu da öğrendik. Kaoru küçüklükten beri Kousei' yi takip ediyormuş ama bir türlü konuşma cesaretini kendinde bulamamış. Hatta Kousei' nin performansını izledikten sonra piyanoyu bırakıp keman çalmak istediğini söylüyor ailesine. Sebep olarak da Arima Kousei ile birlikte çalmak istiyorum diyor. Öteki çocuğu sevdiği bir yalanmış, zaten belli oluyordu az çok. Dramın geleceği ending parçasından olsun, karakterlerin davranışlarından olsun belliydi ama insan yine de belki bir umut demekten kendini alamıyordu. O umut gerçekleşmedi maalesef. Her zaman her şeyin güllük gülistanlık olmayacağını bir kere daha yüzümüze vurmuş oldu. Olsun, bu gerçeği yüzümüze vursa da ben memnuniyet ile karşıladım.

Seride işlenen duygular çok hoşuma gitti şimdiye dek. Bütün karakterlerimiz saf aşıklar gibi neredeyse. Kousei yanında olsam yeter, arkadaş A olarak anılsam da önemli değil diyor. Tsubaki çocukluktan beri Kousei' yi seviyor ama ne kendine açıklayabiliyor ne de dışarıya ama davranışları ele veriyor onu. Kendi bilmese de başkaları duygularını anlıyor. Kousei' yi toparlayan, ona yeniden yaşama amacı veren Kaori' de Kousei' yi çocukluktan beri takip ediyor ve seviyor yine.

Kousei, Kaori' ye aşık olunca Dünya' nın renginin değiştiğini söylüyordu. Artık her şey parlıyor diyordu. O sahneler çok güzel yansıtılmıştı. Annesini kaybetmesinden sonra bir de Kaori' yi kaybedeceği düşüncesini aklına getirmek istememesi, Kaori' yi bir kediye benzetmesi yine hoşuma giden kısımlardı.

Hem müzik olarak hem de duygusal olarak beni yeterince tatmin etti seri. Bize enfes bir yapım izlettirdiler, bunun için teşekkürler Shigatsu wa Kimi no Uso.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Klasik müziğe ilgim hiç yoktur ama nodame'yi gözümün önüne getirdiğimde müzik seçimleri birazcık yavan kalmış gibi geldi. Diğer kısımlar gayet güzel.

Hakkatten dediğin kadar güzel, duygusal ve hoş bir son olmuş. Ama bitmesini üzüldüm içimden keşke 5-6 bölüm daha olsaydı da izleseydik diye ah çektim. İkinci sezon gelir mi ki, burada bitirmişler temelli ama.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

2. sezon gelmesinin ihtimali olduğunu sanmıyorum çünkü mangası da sonlanmış. Bir tane OVA gelecek o kadar. Güzel bir şekilde aklımda yer etmiş oldu. Uzatsalar olur muydu? Elbet olabilirdi ama yerinde ve güzel bir şekilde bitirmeleri daha iyi oldu bana göre.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Puanım 9/10

Gerçekten çok güzeldi ve çok başarılıydı. Uzun bir zaman sonra ilk kez tamamen tatmin olmuş olarak bir animeyi izlemiş oldum. Duygusallık yoğundu ve baya ağlattı da. Karakterler, diyaloglar, komedisi, renkler daha sayabileceğim nice öge, tutarlı bir harmoni içindeydi. Günlük yaşam türü olarak da gayet başarılıydı. Anime boyunca düşündürecek baya şey de verdi. Duygusal olarak karmaşık hisler içerisindeyim ama hüzün hepsine ağır basıyor. Animenin teması da hüzün üzerineydi zaten.

Bir müzisyenin nasıl ruh halinde olabileceğini bilmiyorum, sadece tahmin edebilirim ama başına gelen olayların bir insanı nasıl etkileyebileceğini gayet iyi biliyorum. Hepimiz insanız sonuçta. İlgilendiğimiz şeylerin ne olduğu önemli değil, önemli olan bizim onlara nasıl anlam yüklediğimiz ve nasıl yaptığımız. Bu animede de müzik tutkusu iyi işlenmişti.

crows gibi ben de müzikleri(çaldıkları) zayıf buldum ve bunların insanlarda oluşturduğu etkileri görünür kılmada yetersiz buldum. Bunun için anime örneği vermeyeceğim ama film olarak August Rush'ı örnek gösterebilirim.

Herkesin zevki farklı olduğundan beğeneceğiniz noktasında bir yargıya varamıyorum ama izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

  • 3 ay sonra...

Şu yaş ile karakterlerin düşünce tarzlarının absürtlüğü yalnızca beni mi rahatsız etti? Seriye eksi puan vermemin en büyük sebebi buydu. 12-14 yaş arasındakı çocukların böyle konuşması beni baya baydı.

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Müzik animelerinin yeri benim için her zaman ayrıdır. Bu anime MALdaki birden fırlayan Sırası ile dikkatimi çekmişti.Birde türünü müzik görünce izlemeye başlayıp da bitirmem bir oldu.Olaylar klasik müzik ile oldukça iyi harmanlanmış.:) Nodame Cantabile da beni çok etkilemişti. Bu anime de dram Bayağı Bayağı fazla olduğundan boyutu bir başka tabi.Son bölümü daha bir başka beklerdim. belki de bu animenin bu kadar popüler olması ve etkilemesi son bölümden kaynaklanıyordur. OVAsını izledim,oldukça sevimli bir bölümdü:)

Yorum bağlantısı
Hemen paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgilendirme

Forum Kuralları'mızı okudunuz mı?